931-A A+A

307: Sakal Sünnetullah mıdır?

SORU
Selamun aleykum hocam, sakal sünnetullahmı? Sünnetmi? Biriyle konuşurken sakal bırakmak sünnetullahdır dersek yanlışmı yapmış oluruz?
CEVAP

Hamd Allah’a mahsustur.

Sünnet lügatte izlenen yol ve gidişattır. Allah (celle ve âlâ) şöyle buyuruyor:

وَمَا مَنَعَ النَّاسَ أَنْ يُؤْمِنُوا إِذْ جَاءَهُمُ الْهُدَى وَيَسْتَغْفِرُوا رَبَّهُمْ إِلَّا أَنْ تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ الْأَوَّلِينَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ قُبُلًا

“Kendilerine hidayet geldiğinde insanları iman etmekten ve Rablerinden mağfiret talep etmekten alıkoyan şey, sadece, öncekilerinin yaptıklarından ötürü başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesini, yahut azabın göz göre göre kendilerine gelmesini beklemeleridir!” (el-Kehf 55)

Ve İmam Muslim (rahimehullah)’ın Cerir bin Abdullah (radıyallahu anhu)’dan tahriç ettiği hadiste Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) şöyle buyuruyor:

مَنْ سَنَّ فِى الإِسْلاَمِ سُنَّةً حَسَنَةً فَعُمِلَ بِهَا بَعْدَهُ كُتِبَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِ مَنْ عَمِلَ بِهَا وَلاَ يَنْقُصُ مِنْ أُجُورِهِمْ شَىْءٌ وَمَنْ سَنَّ فِى الإِسْلاَمِ سُنَّةً سَيِّئَةً فَعُمِلَ بِهَا بَعْدَهُ كُتِبَ عَلَيْهِ مِثْلُ وِزْرِ مَنْ عَمِلَ بِهَا وَلاَ يَنْقُصُ مِنْ أَوْزَارِهِمْ شَىْءٌ

“Bir kimse İslâm'da güzel bir çığır açar da, kendisinden sonra onunla amel edilirse, o kimseye bu çığırla amel edenlerin ecri kadar sevab yazılır. Amel edenlerin ecirlerinde de bir şey eksilmez. Ve her kim İslâm'da kötü bir çığır açar da kendinden sonra onunla amel edilirse, o kimsenin aleyhine bu çığırla amel edenlerin günahı kadar günah yazılır. Amel edenlerin günahlarından da bir şey eksilmez”

Istılahta sünnet ise Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’den sâdır olmuş olan söz veya amel veya terk veya takrir veya ahlaki veya yaratımsal özellikleridir.

Sünnetullah ise Allah (celle ve âlâ)’nın hükmüdür. Yani yaratılışa yerleştirdiği kanunlardır. Allah (celle ve âlâ) varlıkta var olan her şey için bir yol tayin etmiştir. Hiçbir mahlûk bu kuralların dışına çıkamaz. Her mahlûk bu kanunlara boyun eğme mecburiyetindedir. Çünkü umumen yaratılış ve hususen kendi yaratılışı bu kanunlara tabidir. Kâinatın gidişatı bu kanunlarla tedbir edilir. Bu Allah (celle ve âlâ)’nın sünnetidir.

Sakal bırakmaya gelince teklifi bir hükümdür. Ve muhatapları mükellef kullardır. Bundan dolayı sakal bırakmak Allah’ın sünnetidir demek doğru değildir. Sakal bırakmak nebevi sünnettir, yani sakal bıraktığı ve sakal bırakmayı emrettiği Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’den sahih senetle sabittir. Bunun için şeri hüküm itibariyle vaciptir. Ulemanın muhtelif görüşleri arasında racih olan budur. Çünkü bu mevzuda gelmiş olan tüm hadisler sakalın bırakılmasını ve uzatılmasını emrediyor.

Velhasıl sakal bırakmak nebevi bir sünnettir. Sakal bırakmak Sunnetullah’tır demen doğru olmaz.

Ancak sakalın fıtri bir sünnet olması hasebiyle erkeğin yaratılışına yerleştirilmiş olan bir kanun olduğu dikkate alınırsa o zaman sakalı Allah’ın (azze ve celle)’nin kâinata yerleştirmiş olduğu kanunlardan (sunnetullah’tan) biri olarak değerlendirmen mümkün olur ama bu tabirin kullanım alanı bu değildir. Allah-u Âlem.

8 Ağu, 2017 Tarık Ebu Abdullah
Etiketler: Sünnet, Sakal